Hristiyanlıkta Bağışlama Nedir? Matta 18:21–35’in Mesajı

Bağışlama Hristiyan yaşamının merkezî çağrılarından biridir; ancak bu çağrı bazen yaşanan kötülüğü inkâr etmek, güveni hemen yenilemek veya adaletten vazgeçmek gibi yanlış anlaşılır. Matta 18:21–35, bağışlamayı Tanrı’nın ölçüsüz merhametiyle ilişkilendirir ve bağışlanan kişinin başkasına karşı nasıl yaşaması gerektiğini sorgular.[1]

Matta 18’in topluluk bağlamı

Matta 18 bütünüyle öğrencilerin oluşturduğu topluluğun yaşamına odaklanır. Bölüm küçüğü hor görmeme, kaybolanı arama, günah işleyen kardeşle yüzleşme ve topluluk disiplinini ele alır. Petrus’un “Kardeşim bana karşı kaç kez günah işlerse onu bağışlamalıyım?” sorusu bu bağlamdan sonra gelir. Dolayısıyla bağışlama, kötülüğün adını koymayan bir suskunluk değil; gerçeğin, sorumluluğun ve merhametin birlikte arandığı kilise yaşamıdır.[2,3]

İsa’nın cevabı Türkçe çevirilerde “yetmiş kere yedi” veya “yetmiş yedi kez” şeklinde karşılanabilir. Sayısal ayrıntı nasıl çevrilirse çevrilsin, amaç yeni ve daha büyük bir hesap cetveli vermek değildir. İsa, bağışlamayı sayarak sınırlandırma yaklaşımını reddeder ve ardından bağışlamayan köle benzetmesini anlatır.[4,5]

Büyük ve küçük ağırlıkları taşıyan terazi ile açık Kutsal Kitap

Ödenemeyecek borç ve şaşırtıcı merhamet

Benzetmede kral, hesaplaşma sırasında kendisine on bin talant borcu olan bir köleyle karşılaşır. “On bin” dönemin yaygın kullanımında çok büyük bir sayıyı, talant ise yüksek bir para miktarını ifade eder. Birlikte kullanıldıklarında sıradan bir kişinin ödeyemeyeceği, bilinçli biçimde abartılmış bir borç ortaya çıkar.[6,7] İsa böylece dinleyicinin dikkatini borç hesabından kralın olağanüstü kararına yöneltir.

Köle süre ister ve her şeyi ödeyeceğini söyler. Oysa anlatının ölçüsüne göre bu vaat gerçekçi değildir. Kral acır, köleyi serbest bırakır ve borcu siler. Merhamet, borçlunun ödeme kapasitesine değil kralın şefkatine dayanır. Matta’nın Müjde anlatısında bu sahne, Tanrı’nın günahkâra sunduğu bağışlamanın büyüklüğünü açıklayan güçlü bir benzetmedir.[2,5]

Yüz dinarlık borç neden önemsiz değildir?

Bağışlanan köle daha sonra kendisine yüz dinar borcu olan başka bir köle bulur. Bu miktar on bin talantla karşılaştırıldığında küçüktür; ancak tamamen değersiz değildir. Böylece benzetme insanlar arasındaki gerçek zararları küçümsemez. Sorun, ilk kölenin kendisine gösterilen merhametin ilişkilerini değiştirmesine izin vermemesidir.[3,6]

Köle, arkadaşının neredeyse kendi söylediği sözlerle yaptığı yakarışı reddeder ve onu hapse attırır. Diğer köleler üzülüp olanları krala bildirir. Kralın sert hükmü, alınan merhamet ile gösterilen merhamet arasındaki kopukluğu açığa çıkarır. Son ayet de bağışlamanın yalnızca dışarıdan söylenen söz değil, “yürekten” gelen bir tutum olması gerektiğini vurgular.[1,8]

Bağışlama lütfun şartı mı, sonucu mu?

Benzetmenin sırasına dikkat etmek gerekir: Kral önce büyük borcu bağışlar; ardından bağışlanan köleden aynı merhametin yönünü izlemesini bekler. Bu nedenle metin, insanın başkalarını bağışlayarak Tanrı’nın lütfunu satın aldığını öğretmez. Aksine alınan bağışlamanın insanın tutumunda meyve vermesi gerektiğini söyler.[2,4]

Bununla birlikte İsa’nın uyarısını etkisiz hâle getirmek de doğru olmaz. Bağışlamayı sürekli reddetmek, kişinin Tanrı’nın merhametini gerçekten kavrayıp kavramadığı hakkında ciddi bir soru doğurur. Hristiyan bağışlaması ucuz bir görgü kuralı değil, Tanrı’nın Mesih’teki lütfuyla biçimlenen yeni bir yaşam tarzıdır.[9]

Bağışlama, adalet ve uzlaşma aynı şey midir?

Bağışlamak yaşanan kötülüğe “önemli değil” demek değildir. Suçu doğru adlandırmak, güvenli sınırlar koymak ve gerekli durumlarda kilise önderlerine ya da yasal mercilere başvurmak bağışlamayla çelişmez. Matta 18’in kendisi hem bağışlamayı hem de günahla yüzleşmeyi aynı topluluk öğretisi içinde tutar. Bu nedenle istismar veya şiddet karşısında sessiz kalmak Hristiyan erdemi sayılamaz.[9,10]

Ayrıca bağışlama ile uzlaşmayı ayırmak gerekir. Bağışlama, mağdur kişinin öç alma hakkını Tanrı’ya bırakması ve kötülüğün kendisini yönetmesine direnmesiyle başlayabilir. Uzlaşma ise gerçeğin kabulünü, tövbeyi, güvenin yeniden kurulmasını ve iki tarafın katılımını gerektirir. Bu süreç bazen uzun sürer; bazı ilişkilerde güvenli yakınlık yeniden kurulamayabilir.[10,11]

Ağaçlıklı yolda saygılı bir mesafeyle konuşan iki yetişkin

Bağışlama kötülüğü inkâr etmez; gerçeği, güvenliği ve adaleti koruyarak öç alma döngüsünü kırar.

Yorum: Benzetmenin ana iddiası

Matta 18:21–35’in ana iddiası, Tanrı’nın büyük merhametini alan öğrencinin başkasına merhametsiz davranamayacağıdır. Benzetme insanlar arasındaki zararı küçültmez; onu Tanrı’dan alınan bağışlamanın ışığında yeniden konumlandırır. Bağışlama böylece lütfun bedeli değil, lütufla karşılaşmış yaşamın gerekli yönüdür.

Uygulama: Bağışlamaya doğru nasıl yürünür?

Öncelikle kişi yaşanan zararı dürüstçe adlandırabilir. Bağışlama aceleyle “hiçbir şey olmadı” demeyi gerektirmez. Ardından öç alma arzusunu Tanrı’ya teslim etmek, dua etmek ve mümkünse olayı olgun bir inanlı ya da uzmanla konuşmak iyileşme yolunu açabilir. Duygular hemen değişmese bile kişi kötülüğe kötülükle karşılık vermemeyi seçebilir.

Öte yandan suç işleyen kişi bağışlama talebini sonuçlardan kaçış yolu yapmamalıdır. Gerçek tövbe savunmaya geçmeden dinler, zararı kabul eder ve mümkün olanı onarmaya çalışır. Kilise de mağdura baskı yapmak yerine gerçeği, güvenliği ve adaleti gözetmelidir. Böyle bir yaklaşım merhameti zayıflatmaz; merhametin kötülükle dürüstçe yüzleşmesini sağlar.

Sonuç

Matta 18’e göre bağışlama, Tanrı’nın silinmesi mümkün görünmeyen borcu merhametle kaldırmasına verilen insani karşılıktır. İsa öğrencilerini bağışlamayı sayıyla sınırlamaktan çıkarıp merhametle biçimlenen bir yaşama çağırır. Yine de bu çağrı zararı inkâr etmez, adaleti dışlamaz ve uzlaşmayı otomatik saymaz. Tanrı’dan alınan lütuf, gerçeği koruyarak öç alma döngüsünü kıran bir yürek üretir.

Kaynakça

  1. Kutsal Kitap. Yeni Çeviri. İstanbul: Kitabı Mukaddes Şirketi; 2001.
  2. France RT. The Gospel of Matthew. Grand Rapids: Eerdmans; 2007.
  3. Davies WD, Allison DC Jr. A Critical and Exegetical Commentary on the Gospel According to Saint Matthew. Vol 2. Edinburgh: T&T Clark; 1991.
  4. Hagner DA. Matthew 14–28. Dallas: Word Books; 1995.
  5. Nolland J. The Gospel of Matthew. Grand Rapids: Eerdmans; 2005.
  6. Keener CS. A Commentary on the Gospel of Matthew. Grand Rapids: Eerdmans; 1999.
  7. Snodgrass KR. Stories with Intent: A Comprehensive Guide to the Parables of Jesus. 2nd ed. Grand Rapids: Eerdmans; 2018.
  8. Carter W. Matthew and the Margins: A Sociopolitical and Religious Reading. Maryknoll: Orbis Books; 2000.
  9. Jones LG. Embodying Forgiveness: A Theological Analysis. Grand Rapids: Eerdmans; 1995.
  10. Bash A. Forgiveness and Christian Ethics. Cambridge: Cambridge University Press; 2007.
  11. Volf M. Exclusion and Embrace: A Theological Exploration of Identity, Otherness, and Reconciliation. Nashville: Abingdon Press; 1996.

Bir Cevap Yazın