1. Korintliler 13’te Sevgi: Armağanlardan Günlük İlişkilere

1. Korintliler 13’te sevgi, kilise yaşamının merkezinde yer alır. Bölüm düğünlerde sıkça okunsa da Pavlus’un ilk muhatapları armağanlar ve topluluk içindeki ilişkiler konusunda sorun yaşayan Korintlilerdir. Bu nedenle metni yalnızca romantik duyguların anlatımı olarak okumak kapsamını daraltır. Konuyla ilgili bir akademik çalışma, 12:31–13:3’ü sevginin üstünlüğü aracılığıyla birlik ve düzeni teşvik eden bir hitap olarak inceler.[1]

Temel metin: 1. Korintliler 13:1–13. Yakın bağlam için 12. ve 14. bölümler de okunmalıdır.

Taş mutfakta bir kişinin ekmek ve sıcak çorba kasesini başka bir kişiye uzatması

Sevgi bölümü mektubun neresinde durur?

On ikinci bölüm farklı armağanları ve tek bedene ait olmayı ele alır. On dördüncü bölüm ise ibadette anlaşılmayı ve topluluğun gelişmesini öne çıkarır. Dolayısıyla aradaki sevgi öğretisi bu iki bölümün uygulamasını yönlendirir. On ikinci bölüm üzerine yapılan başka bir akademik araştırma, ortak yararın ve birbirine ihtiyaç duymanın bu düşünce akışındaki yerini açıklar.[2] Sevgi böylece armağanlarla rekabet eden başka bir beceri olmaktan çıkar; onların kullanımına yön veren tutum olur.

Mektubun önceki bölümleri de bu okumanın önemini gösterir. Korintliler öğretmenler, bilgi ve toplumsal itibar üzerinden birbirlerini değerlendirebiliyordu. Ellington, Pavlus’un çarmıh öğretisini güçsüz üyelerin değerini koruyacak biçimde kullandığını savunur.[3] Bu nedenle sevgi, statü mücadelesi içindeki bir topluluğa yönelen somut bir çağrıdır. Pavlus’un amacı yalnızca güzel bir duygu tarif etmek değildir.

İlk üç ayette neden bu kadar güçlü örnekler var?

Pavlus etkileyici konuşma, derin bilgi, güçlü iman ve büyük fedakârlık örnekleri sıralar. Ancak her örneğin ardından sevginin yokluğunun sonucunu gösterir. Böylece dışarıdan değerli görünen bir eylemin kişinin bütün ruhsal durumunu kanıtlamadığını ortaya koyar. Buradaki abartılı anlatım, kendi başarısından emin olan dinleyiciyi durup düşünmeye çağırır.[1]

Bu sözlerden bilgiyi, hizmeti veya cömertliği küçümseme sonucu çıkmaz. Çünkü mektubun diğer bölümleri aynı topluluğu hizmet etmeye teşvik eder. Öyleyse soru, iyi görünen eylemin gerçekten başkasının iyiliğine yönelip yönelmediğidir. Kişi yardım ederken karşısındakini küçük düşürüyorsa, davranışının görünüşüyle ilişkideki yönü arasında ciddi bir ayrılık vardır. Bu örnek, metnin bugünkü uygulamasına ilişkin bir değerlendirmedir.

Sevgi yalnızca bir duygu mudur?

De Villiers, Pavlus’un sevgi anlayışını yalnızca sevgi kelimesinin geçtiği ayetlerle sınırlamamak gerektiğini belirtir. Galatyalılar’da Mesih’in kendini vermesi, iman ve dönüşüm bu anlayışın parçalarıdır.[4] Dolayısıyla sevginin anlamı tek bir Yunanca kelimeye değişmez bir sözlük tanımı yükleyerek açıklanamaz. Sözcüğün bulunduğu cümle ve mektubun düşünce akışı birlikte değerlendirilmelidir.

1. Korintliler 13:4–7’de de davranışlar öne çıkar. Sabır, iyilik, kıskançlıktan uzak durmak ve kendi çıkarını merkez yapmamak ilişkiler içinde görünür. Bununla birlikte bu özellikler bir kişilik testinin maddeleri değildir. Pavlus topluluğun birbirine davranışını şekillendirir. Sevgi, insanın yalnızca içinde hissettiği sıcaklığa değil, karşısındakine gösterdiği ilgiye ve sorumluluğa da uzanır.

Ahşap masa üzerinde yırtılmış keten kumaşı iğne ve iplikle sabırla onaran eller

Sevgi emek ister: Sabır, ilişkideki yarayı inkâr etmek değil; gerçeği ve iyiliği gözeterek onarım için sebat etmektir.

Armağan ile olgunluk neden ayırt edilmeli?

DeVries, ruhsal armağanlar ile Ruh’un ürünü arasında kavramsal bir ayrım yapar.[5] Bir kişinin hangi hizmette katkı sunduğunu konuşmak ile karakterinin nasıl geliştiğini konuşmak aynı soru değildir. Bu ayrım, 13. bölümün uyarısını anlamaya yardımcı olur. Dolayısıyla etkileyici bir yetenek, sabrı ve sevgiyi değerlendirmeyi gereksiz kılmaz. Kilise hem katkıyı hem ilişkilerdeki meyveyi ciddiye almalıdır.

Ayrıca Breed’in hizmet incelemesi, her üyenin başkalarına katkı sunarken başkalarının hizmetini de kabul ettiğini gösterir.[6] Bu karşılıklı bağımlılık sevginin bir başka uygulama alanıdır. Yardım etmeyi bilen kişinin yardım kabul etmeyi de öğrenmesi gerekebilir. Böylece hizmet, insanın kendisini vazgeçilmez gösterdiği bir konuma dönüşmek yerine ortak yaşamı destekler.

Sevgi haksızlığı görmezden gelmek midir?

Altıncı ayet sevgiyi haksızlıktan duyulan sevinçten ayırarak gerçekle ilişkilendirir. Bu nedenle sabırlı olmak, zarar veren davranışı doğru saymak anlamına gelmez. Benzer biçimde yedinci ayeti, her iddiaya sorgusuz inanma veya her kötülüğü saklama buyruğu şeklinde yorumlamak yakın bağlama uymaz. Sevgiyle gerçeği birlikte düşünmek, başkasını korumayı ve dürüst konuşmayı da kapsar.

Zimmermann’ın beden benzetmesine ilişkin karşılaştırmalı araştırması, Pavlus’un güçsüz üyeleri gözden çıkarmayan yönüne dikkat çeker.[7] Buradan hareketle topluluğun huzurunu yalnızca güçlü kişilerin rahatlığıyla ölçmemek gerekir. Bu, araştırmanın bugünkü ilişkiler için düşündürdüğü bir uygulamadır. Gerçek ilgi, sesi daha az duyulan kişinin ihtiyacını da ciddiye alır.

Sevginin toplumsal boyutu

Schoeman, tek beden olmanın ekonomik ve sağlıkla ilgili ayrışmalar karşısındaki anlamını tartışır.[8] Dolayısıyla sevgi öğretisi yalnızca nezaket diliyle sınırlı kalmaz. İhtiyaçları fark etmek, olanakları paylaşmak ve yalnız kalan kişiyi aramak da önem taşır. Ancak belirli bir ülkedeki toplumsal araştırmanın sonuçlarını bütün kiliselere aynen uygulamak yerine, her topluluğun gerçek ihtiyaçlarını dinlemek gerekir.

Görüş ayrılıkları içinde sevgi

De Beer’in Reform ve Pentekostal gelenekleri karşılaştıran çalışması, farklılıkları silmeden karşılıklı kabul arayışını ele alır.[9] Bu çerçeve, sevginin herkesin aynı görüşte olması anlamına gelmediğini düşünmeye yardımcı olur. Bununla birlikte görüş farkını saygıyla konuşmak, öğretiyi önemsizleştirmek değildir. Kişinin karşısındakini doğru tanıtması ve söylemediği bir görüşü ona yüklememesi gerekir.

Sonuç: Kalıcı olanın ardından gitmek

1. Korintliler 13’ün son kısmı bugünkü sınırlı bilgiyle gelecekteki tamamlanmayı karşılaştırır. Bu yöneliş, insanın mevcut bilgisini mutlaklaştırmasını sorgular. Bölümün tamamından çıkan uygulama açıktır: hizmet etmek, öğrenmek ve fedakârlıkta bulunmak sevgiden kopmamalıdır. Dolayısıyla metni okurken yalnızca başkalarının eksiklerini aramak yerine kendi sözlerimizi ve davranışlarımızı da değerlendirmeliyiz.

İlgili okumalar: Kilise Nedir? ve Kutsallaşma Nedir?.

Kaynakça

  1. Cornelius EM, Kukuni TJ. The fruits of a text-generated persuasion-interpretation of 1 Corinthians 12:31b–13:3. In die Skriflig. 2024;58(1). Tam metin / DOI.
  2. Kukuni TJ. Spiritually gifted and divided? A text-centred interpretation of 1 Corinthians 12:1–31a. In die Skriflig. 2024;58(1). Tam metin / DOI.
  3. Ellington DW. The impulse toward the disadvantaged in the gospel preached by Paul: An analysis of 1 Corinthians 1:10–4:21 and 8:1–11:1. Scriptura. 2016;115. Tam metin / DOI.
  4. de Villiers PGR. Transformation in love in Paul’s letter to the Galatians. Acta Theologica. 2014;34(Suppl 19). Tam metin / DOI.
  5. DeVries BA. Spiritual gifts for biblical church growth. In die Skriflig. 2016;50(1). Tam metin / DOI.
  6. Breed G. The essence and content of the work of the Diakonos according to the New Testament. Scriptura. 2019;118. Tam metin / DOI.
  7. Zimmermann R. The body fables in Babrius, Fab. 134 and 1 Corinthians 12: Hierarchic or democratic leadership in crisis management? HTS Theological Studies. 2021;77(4). Tam metin / DOI.
  8. Schoeman L. The unified body of Christ as biblical metaphor for being Church. Acta Theologica. 2012;32(Suppl 16). Tam metin / DOI.
  9. de Beer FJ. The ecclesiastical difficulty of Ephesians 4:1–6 in view of the different perspectives on the baptism in the Holy Spirit and the gifts of the Holy Spirit. In die Skriflig. 2020;54(1). Tam metin / DOI.

Bir Cevap Yazın