1. Korintliler 13’te Sevgi: Armağanlardan Günlük İlişkilere
1. Korintliler 13’ü tarihsel ve edebî bağlamıyla okuyun; sevginin armağanlar, olgunluk ve günlük ilişkilerle bağını akademik çalışmalarla inceleyin.
Günlük Hristiyan yaşamı ve öğrencilik hakkındaki makaleler.
1. Korintliler 13’ü tarihsel ve edebî bağlamıyla okuyun; sevginin armağanlar, olgunluk ve günlük ilişkilerle bağını akademik çalışmalarla inceleyin.
Kutsallaşmanın teolojik anlamını, lütuf ve aklanmayla ilişkisini ve Kutsal Ruh’un dönüştürücü işini akademik kaynaklarla inceleyin.
Birbirini inşa eden sözler, karşımızdaki insanın ihtiyacını gözeterek gerçeği sevgiyle dile getiren, onu dinleyen ve Mesih’e güvenmesini destekleyen sözlerdir. Böyle konuşmak, herkesi memnun etmeye çalışmak anlamına gelmez. Bazen teselli ederiz, bazen yanlış bir davranışı açıkça konuşuruz. Ancak amacımız kişiyi küçük düşürmek veya tartışmayı kazanmak değil, onun iyiliğini aramaktır.
Komşunu kendin gibi sevmek, başka bir insanın iyiliğini kendi rahatlığın kadar ciddiye almak ve bu ilgiyi somut davranışla göstermektir. İsa bu buyruğu Tanrı’yı bütün varlığımızla sevme buyruğuyla birlikte açıklar. Bu nedenle Hristiyan sevgisi yalnız sıcak bir duygu, aynı görüşü paylaşma veya yakın çevremize yardım etme değildir. Gerçeği, merhameti ve sorumluluğu birlikte taşır.
İsa’nın Matta 5:41’deki ikinci mil çağrısı, yalnızca bizden bekleneni aşarak çalışmak anlamına gelmez. Çağrı, haksızlıkla karşılaştığımızda misillemenin davranışlarımızı yönetmesine izin vermemek ve iyiliğe açık bir yürekle karşılık vermektir. Bununla birlikte bu öğreti, şiddete katlanmayı, kendimizi tehlikeye atmayı veya başkasının her isteğine sınırsızca boyun eğmeyi gerektirmez. Daha fazlasını yapmak, sevgiyle ve bilgelikle davranmayı birlikte öğrenmektir. [1]
Efesliler 5:8–14’te ışıkta yürümek, kendimizi herkesten üstün görmek değildir. Pavlus, Mesih’e bağlı yeni yaşamın iyilik, doğruluk ve gerçekte görünmesini ister. Bu nedenle imanlı, kötülüğe katılmamayı, Rab’bi neyin hoşnut ettiğini ayırt etmeyi ve kendi yaşamını da dürüstçe incelemeyi öğrenir. Işığın kaynağı kendimiz değil, Rab İsa Mesih’tir. [1]
Elçilerin İşleri 1:12–26, Yahuda’nın ihaneti sonrasında topluluğun dua ederek ve dirilişe tanıklık görevini önemseyerek yoluna devam etmesini anlatır. Metin, kendi yaşamımızı dürüstçe incelemeye çağırır; ancak geleceğimizi korkuyla tahmin etmemizi veya kriz yaşayan insanları suçlamamızı gerektirmez. Hikâyemiz hakkında düşünürken temel sorumuz, bugün Mesih’e güvenerek hangi doğru ve sorumlu adımı atabileceğimizdir.
Düşmanı sevmek, bize zarar veren davranışı doğru saymak değildir. Luka 6:27–36’da İsa, öğrencilerini karşılık beklemeden iyilik yapmaya, hakaret karşısında aynı kötülüğü üretmemeye ve Baba’nın merhametini örnek almaya çağırır. Bu çağrı güçlüdür; ancak şiddeti kabullenme, tehlikede kalma veya suçun hesabını sormaktan vazgeçme buyruğu olarak kullanılmamalıdır. Pasajı bağlamında incelemek, hem sevginin kapsamını hem uygulamanın sorumluluğunu anlamamıza yardım eder.